Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

16 Aralık 2010 Perşembe

Politically Correct Hırvatlar/ Dubrovnik I



Old Town

Son dönemde Türklerin vizesiz ve yakın olması nedeniyle akın akın gittikleri Dubrovnik' e dayanamayıp geçtiğimiz Kurban Bayramında biz de akın ettik. Hatta o kadar çok akın etimişiz ki  yerel televizyon kanallarında  "Türkler tekrar geri geldi.. Ödediğimiz vergileri geri alacağız... " gibi haberler yayınlamışlar. Ne yapsın adamlar, bir şehir devleti olan eski adıyla Ragusa 1442 den itibaren yüzyıllarca Osmanlı'ya vergi ödemiş..  Bir yandan işgal altında kalmadan deniz ticaretlerini İstanbuldan ayrıcalıklı haklar alarak Osmanlı sularında yapmaya devam etmişler  ama öte taraftan da Roma'yla olan diplomatik ilişkileri sayesinde Müslümanlarla ticaret yapma yasağına ilişkin  muafiyet alabilmeyi becerebilmişler. Politik kıvraklıkları sayesinde kritik bir çok durumda savaşa girmeden yırtabilmişler. Ancak 1991 de başlayan iç savaşı engellemek kimsenin harcı olamamış anlaşılan. Çünkü Bosna Hersek  başta olmak üzere tüm eski Yugaslavyayı oluşturan federe ülkeler ciddi kayıplar vermişler.. Avrupa nın ortasındaki kocaman ayıp!!! Bu gezinin en önemli tarafı zaten bu iç acıtan savaşın taraflarına bu kadar yakından dokunabilmek, hikayelerini dinleyebilmek oldu.


Surların içinde kalan bir old town, tipik dar sokaklar, taş kaldırımların üstüne taşmış lokanta ve kafeler.. Hatrı sayılır sayıda klise ve manastır.... Oldukça medeni, temiz ve ucuzcana... Kumsalları olmasa bile iskeleler sayesinde derin, temiz denizlere girebileceğiniz bence yaz tatilini geçirmek için ideal bir yer. Binbeşyüz kadar adası olan Hırvatistan bana mavi yolculuk için ideal gözüktü. Genelde otellerin bulunduğu Lapad bölgesi old town'a  arabayla 15 dk uzaklıkta.  Biz  şanslıydık çünkü sezon dışı bir dönemde gittiğimiz için  sehre yakınlık bizim icin daha önemliydi ve 15 dk'lık yürüme mesafesinde olan Rixos da kalmak hepimizin hoşuna gitti. Hem de Lapad bölgesinde  bölgesinde dört yıldızlı bir otelde kalmayı beklerken.  ProntoTurun bize hoş bir suprizi...


Old Town ana cadde- "Torun-Annane Aşkı"
  
Posip üzümü

Yarım gün içerisinde her şeyini keşfedeceğiniz old town da yapılacak en güzel seylerden biri   kabuklu ( veya kabuksuz) deniz ürünlerini ve yörenin güzel şaraplarını tatmak.  Biz de oyle yaptık Rosarij, ( Prijeko 2, 20 000, Dubrovnik, Hırvatistan +385 20 321 257 ) küçük ama  bizi gayet mutlu eden bir lokanta oldu. Hele yanınızdaki masaya Istanbul'un neresinden olduğunu sorabilmek ise insanı Balık Pazarı meyhanesi havasına derhal sokuveriyor.. Gece hayatının pek olmadığı bir yer gibi gözükse de bizim anladığımız bu daracık sokakalar yazın hınca hınç dolu oluyor ve bunun yanında güzel caz barlar vs de açık oluyormuş.  Biz yemeğimiz bittiğinde güle oynaya otelimize döndük. Zira bir sonraki gün Mostar'a yolumuz uzun olacaktı...

Cavtat koyu

Not: Hırvat veya Boşnak kadınlarının güzel oldugunu duymuşuzdur hep.. Ama açıkçası beylerinin yakışıklılığından bahseden çok azdır.. Kesinlikle hakları  yeniyor. Çok hoşlar :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder