Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

18 Aralık 2010 Cumartesi

19.10.2010 ÇOCUKLUĞUMUZUN KOKULARI/ Annemin Elmalı payı



Hepimizin çocukluğunda eve geldiğinde duyduğu bazı kokular vardır. Bence annelerimizin bazı yemeklerini asla terk edememizin veya o tadı aramamızın arkasında yatan esas sebep bu kokular arasında yaşadığımız duygulara dönme isteğidir... Yoksa eminim çok daha güzel bir pilav, çok daha güzel bir dolma mutlaka yemişizdir. İşte benim de bu konuda iki favorim var; annemin elmalı payı ( neden turta demiyorsak? ama resmen bizim aramızda oturmuş adı budur bu tatlının, yani jenerik bir isim değil) ve şekerparesi. Geçenlerde annem bize geldi. Evde ise bana sepetle sebze, meyve getiren firmanın mevsimi olması nedeniyle bu haftalarda bir sürü birikmiş elma... Aklımda anneme derhal bir elmalı pay yaptırmak var tabii.. Açıkçası ben sürekli hamur işinin , tatlıları piştiği bir evde büyümedim. Babamın en az beş kere mide kanaması geçirmesi nedeniyle bizim evimizdeki yemekler hep hafif ve mideviydi.. Şöyle söyliyeyim soğan katılmadan pişirilen köfteler, kavrulmadan pişen, soğan sarımsak konulmayan sebze yemekleri. Açıkçası bu da bizim sağlıklı bir beslenme alışkanlığımızın olmasını sağladı. Annemin bu konuda ise yapacak zaten bir seyi yok...bir yandan öğretmenlik yaparken diğer taraftan iki çocuğa sahip çıkmaya çalışıyor, yardımcılar falan zaten hak getire, öyle bir kavram dahi yok, bir de oturup bize ayrıca baharatlı köfteler yapması pek olası değildi. İşte bu yüzden olacak ki, ben surekli benim onume konan yemekleri farklılaştırmak için çeşitli yöntemler geliştirmeye çalıştım.. Acı biberler, baharatlar, ketçaplar, salçalar... Her neyse, bütün bunların yanında elmalı payın yeri çok başka.. Orta okul ve lisede kankam olan dört kız arkadaşımın anneleri her ay birimizin evinde toplanırdı. Biz de bir taksiye doluşur güle oynaşa o ay kimin evinde toplanılıyorsak ona giderdik. Bugün anlıyorum ki esasında ne kadar akıllıca bir şey yapıyorlarmış... Bu yakın arkadaşların okullarındaki yaşamlardından tut erkek arkadaşlarına kadar herşeyi paylaşıp yakından takip ediyorlarmış... Hem de hiç çaktırmadan...Kızların bizde ki favorisi ise tabii ki elmalı paydı. Nasıl Leyların ki çilekli turta, Didemlerin ki peynirli poğaça ise... Kasvetli okul ortamından sonra parfüm ve elma- tarçın kokulu eve girişimizde ki mutluluğu unutamam. Topuklu pabuçlar giymiş annelerimizin yanında kendimizi formalarla biraz pejmurde hissetsekte (galiba bir ara yanımızda kıyafet bile götürüyorduk) o günlerde bunu bize yaşattıları için dile getirmeyi muhtemelen unuttuğumuz mutuluğu anlatamam... Bu nedenle bugün kızıma bunu yaşatamadığım için bazen suçlu hisseder ve en azından güzel doğum günleri veya adı başkaca şekillerde konulmuş anne - kız toplantıları ayarlamaya çalışırım. İşte annemin elmalı payının tarifi;
Hamur;
1 paket margarin ( tercihen Sana Hamurişi. Oda sıcaklığında yumuşamış)
1 Çorba kaşığı yoğurt
1 paket kabartma tozu
ve aldığı kadar un ( ehh anne tarifi değil mi ölçüler göz kararı! Yani yumuşak hamur. Kesinlikle sert olmayacak)
Hamuru ikiye böl. Bir yarısını yağlanmış kelepçeli turta kalıbına yerleştir.
Harcı;
4 kırmızı elma rendele
1 su bardağı ceviz (dövülmüş)
3 çorba kaşığı şeker
ve göz kararı! tarçın
Elmalı harcı karışımın üstüne koy. Hamurun geri kalan kısmını naylon üstünde kalıp boyu kadar merdane ile aç. Elmalı harcın üstüne naylon üste gelecek şekilde çevirerek yerleştir ve nazikçe hamurun üstünden çıkart.
175 derece fırında tatlı karamel rengi oluncaya kadar pişir. Servis tabağına alt üst ederek biraz soğuyunca yerleştir. Biraz daha soğuyunca üstüne tel elek yardımıyla pudra şekeri serp.
Burada aklıma gelmişken Aysel, Ayşe, Gülsev teyzeye ve tabii ki anneme o güzel toplantılar için teşekkürler!

--
10/19/2010 10:43:00 AM tarihinde Tuba tarafından Çalışan Kadın'ın Günlüğü/Coffee, Tea, Me adresine gönderildi

1 yorum:

  1. Kaybettiğim bazı yazılarımı arakadaslarım sayesinde bulup tekrara bloga koyuyorum.. Sizi ikinci kez gönderilen bu yazılar icin üzgünüm. Ama yazıları buldugum için coooook sevincliyim.

    YanıtlaSil