Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

21 Ağustos 2010 Cumartesi

Selimiye/ Elvan


Selimiye’nin methini hep duyardım. Bu sene Pegasus hava yollarının her ayın ilk Perşembesi yaptığı indirimli uçuşlar sayesinde Dalaman’a üç bilet kaptım. Bu vesileyle ailece kendimizi Selimiye'de bulduk. Baralarda gördüğüm kadarıyla yüksek standartlı oteller yok. Genelde daha mütavazi küçük oteller var, biz de onlardan birinde Beyaz Güvercin’de kalıyoruz. Odalarda biraz aksam eskimiş bu nedenle eğer bu konularda titizseniz rahatsız olabilirsiniz ama “ben odayı neyleyim denizden haber ver zaten hiç çıkmam” diyenlerdenseniz, deniz harika ... Su sıcak ve dalgasız. Tamamen kum degil ama makul bir taşlık söz konusu. Mutlaka snorkelinizi yanınıza alın.. Biz görecek bir sürü balık bulduk kızımla. Otel denize sıfır. İki iskelesi var.. Daha da güzeli akşamları iskelede yiyiyebiliyorsun ve yemekler güzel. Gündüz gelen balıkçı kendi elleriyle tuttugu balıkları getiriyor ve siz de o balıklardan akşam kendinize ayırtabiliyorsunuz. Ben dün gelen Karagözlerin, deniz çipuralarının hepsini ayırtmak istedim çünkü öylesine taze ve güzellerdi ki... Ama gel gör ki bu aksam rezervasyonumuz vardı, Selimiye köyüne daha yakın olan Aurora lokantasında..Burasını Eda Taşpınar’ın annesi işletiyormuş.. Bu nedenle tembihliyiz, “ikon”, “ ikoncan” gibi kelimeleri ağza almak yok... Mekan çok güzel, söze gerek yok acemi fotoğrafım biraz olsa da size fikir verir. Açıkçası spesyal olarak tanıtılan Levrek buğlamada büyük bir hayal kırıklığı yaşadım.. Ama çok hoş bir patlıcan mezesi öğrendim. İsmi de Elvan. Patlıcanları közledikten sonra ılıkken portakal suyu, limon ve hardal, zeytinyağından yapılmış bir sosa yatırıyorsunuz ve buzdolabında bekletiyorsunuz. Bu bildiğimiz patlıcan mezelerinden çok farklı .. çok ferahlatıcı.. Yani anlayacağınız sıcak havalar için ideal.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder