Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

18 Haziran 2011 Cumartesi

Dubai / Tabbule

Dubai' ye giderken hiçbir özel  beklentim olmadan gittim. Sonuçta tamamen iş odaklı bir gezi olacaktı. Çölün ortasındaki kuleler pek ilgimi çekmiyordu. Beni en çok endişelendiren  dört haftadır geçmeyen ve en sonunda alerjik astıma  dönüşen kronik öksürüğümdü. 45 derece sıcaklıktan 18 derecelik  klimalı ortamlara geçmenin beni etkilememesi ihtimalini düşünemeyip yanıma yaşlı kadınlar gibi otuz tane ilaç alarak  kendimi  yatıştırmaya çalıştırdım. Durum hiç düşündüğüm gibi olmadı. Yok, sıcaklık düşündüğüm gibiydi ama ben galiba minimum etkiyle durumdan sıyrılmayı başarabildim.

Uzun, yorucu ve uykusuz günün ardında, halen daha dişilik hormonlarının verdiği alışveriş motivasyonuyla kendimizi bir saatline de olsa Dubai Mall  yani Dubai'nin en büyük  alışveriş merkezlerinden  birine attık. Bence heyacanlancak bir şey yok. Marka  almak istiyorsanız anladığım kadarıyla nispeten ucuz. Elektronik eşyalarda ise en makul fiyatlar Duty Free 'de ya da  Emirate's Mall'daki ( diğer bir alışveriş merkezi) Carrefour 'da bulmak mümkün. Tabii orada da stok bulabilirseniz. 

Akaret'lerdeki Al Jamal 'de sunulan mezeler Lübnan mutfağından

Dubai Mall'un hemen arkasında lokantaların yer aldıgı Souk Al Bahar'a  bir havuzun üstünde köprüyle geçilebiliyor.  Ve belirli saatlerde mesela 19:00 da  ışık, su ve müzik gösterisi yapılıyor.  Ben gösteriye bayıldım. Capitol'deki  her öğlen yapılan gösteriyle  sakın karşılaştırmaya kalkmayın, arada dağlar kadar fark var. Çektiğim videoyu eklyebilirsem ne ala..  Gösteriden sonra daha fazla neme dayanamayıp( güneş battıktan sonra nem dayanılmaz oluyor) kendimizi attığımız Souk Al Bahar'ın içindeki  Abd El Wahab adlı Lübnan lokantası oranın önde  gelen Lübnan lokantalarındanmış.   Açıkçası bildiğimiz yemeklerin  farklı formatlarını  sanki yer gibiydik.  Genel olarak daha ekşili bir format.. Mumbar dolmalarının nar ekşisiyle sunulduğu  ya da humusun çok daha limonlu yapıldığı .. Mesela  içli köfteler daha küçük ama dış çepheri daha kalın...  Denemeye değer... Tek bir şeyi denemeyin o da  kadehte getirilen Lübnan şaraplarını.. Hayatımda yegane geri gönderdiğim şaraplardan olma ünvanını kazandı benden. Bu arada bazı lokantalarda zaten  içki dahi servis edilmiyor.  Eee olacak o kadar...

Lübnan mutfağının beni en cezbeden  tatlarında biri Tabbule.. Bu son derece basit salata/meze yi neden humus kadar benimsememişiz bilemedim.

İşte tarif:

Maydanoz (2 demet),
Nane (2 demet),
Domates (1 adet)
İnce bulgur (4 yemek kaşığı)
Limon suyu ( yarım adet),
1 Tatlı kaşığı nar ekşisi
Zeytinyağı (6 yemek kaşığı),
Taze soğan (4 adet),
Bazı tariflerde  Nar  gördüm bence çok yakışabilir.
Tuz (1 tatlı kaşığı)


Yeşillikleri  yıkayın ve saplarını kese­rek temizleyin. 2 demet maydanozu ince ince kı­yarak doğrayın ( Marifet burda:). Aynı şekilde 2 demet naneyi doğra­yın. Doğradığınız malzemeleri büyük bir kabın içine alın.İnce dilimlenmiş taze soğanı, 1 adet kabuğu soyul­muş domatesi ince ince doğrayarak aynı kabın içine ekleyin. Arkasından iyice yıkanmış ince bulgur, limon suyu , nar ekşisi ve zeytinyağını ekleyerek karıştırın. İşte size nefis bir meze...


Dubai'nin en ilginç yanlarından birisi  çeşit çeşit millettten, renkten insanların varlığı.. Arapları zaten iş hayatında görmek pek mümkün değil. Ama tüm bu farklı insanların harmoni içersinde olduğunu görmek çok hoş.. Çarşaflının yanında şortlu, hint kıyafetlinin yanında entarili araplar.. Orada yaşayan arkadaşımın sözleri çok ilginçti ve bence durumu bizim için çok iyi özetliyordu "Buraya ilk geldiğimde sakalları göğsüne kadar inen  molla görünümlü  adamlara bakıp "ben bunlara ne konuşacağım?" diyordum. Sonra baktım ki esasında bu onların sadece görünüşü, öyle giyinmek adetlerinde var"   Çok haklı bence öyle çok önyargımız var ki kafamızda.. Bunları aşabilmek için iyi bir  ortam Dubai.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder