| 40'a beş kala listesinden: Amsterdam gibi bir sürü değişik şehri dolaşmak isterdim |
| Türkiye'nin gezilmedik yerini bırakmamak, |
| Bali'de yoga tatili yapmayı dilerdim. Not: Neden Bali? Hiçbir fikrim yok :) |
5 top regrets:
1-Keşke gerçekten kendi istediğim hayatı yaşasaydım, başkalarının benden beklediğini değil:
Bunun üstüne çok düşündüm. Arkadaşlar, bu bence acayip zor. Şöyle dönüp baktığımda zaten kurulu olan sistem içerisinde hemen hemen hepimizin istediğimiz hayatlardan farklı hayatlar yaşadığımızı düşünüyorum. Benim istediğim hayata (bkz 40'a beş kala listesi) bakar mısınız? Bu durumda tamemen kendi egomuzun çevresinde hizmet edip dururduk gibi geliyor bana! Çocuklara bakmak, para kazanmak, yeri geldiğinde iş hayatında istemediğin işlerle uğraşmak... Hayat biraz da bizim egomuzu törpülememeli mi? Ancak katılıyorum başkasının çizdiği ve kendimizi içerisinde sadece bir aktör gibi hissettiğimiz hayatlar olmamalı bunlar.
Bronnie şöyle özetlemiş esasında en azında bazı hayallerimizi gerçekleştirmiş olmamız lazım. Evet evet hayat buna kesinlikle değer ! Peki benim hayyallerim neler? Ya sizinkiler?
| Toprakla daha fazla haşır neşir olmayı dilerdim |
Heh! Zerrin Özer şarkısına geri döndük! Bence imkanımız oldu mu zaten çalışmayan bir milletiz biz. Ancak 52'ime geldiğimde emekli olabileceğimi hesapladığımda bayağı bir bozulmadım değil!! Çocuğu bir kıyı kasabası ilkokuluna göndermek konusunda henüz bir karar almadığıma göre ben ancak 52.yaşımda emekli olabilceğim gibi duruyor !
3-Keşke duygularımı ifade edebilecek cesarete sahip olsaydım
Bunu okuyunca direkt aklıma 97 yaşında vefat eden babaannem geldi. Pembe Hanım, içinde hiç bir şeyi tutmazdı. Ve hatta bence 97 yaşına kadar yaşamasının en büyük sırlarından biri de buydu. Yani bu iyi! Ama stil, zamanlama, empati bunların hepsi ayrı bir önem arz ediyor gibi geliyor bana. "Önümüze gelene bir tekme" olayı olmasa gerek bu... Ancak şu bir gerçek ki daha fazla ayağa kalkıp istediklerimi söyleyebilmeyi hakikaten ben de isterim. Ve galiba bunu yapabilirim !
4-Keşke arkadaşlarımla daha çok görüşseydim
Bu çok net! Ben gene önce aile diyorum. Ama arkadaşlarımı da asla kenara atmam valla! Hatta 2011'in en güzel tarafı eski lise arkadaşlarımın bir kısmına daha ulaşabilmek oldu. Çok daha sık görüşüyoruz ve ben çok mutluyum!
| Bir sürü şefle tanışmak ve onlarla yemek pişirmeyi dilerdim Cratos'un ve Hillside Fethiye'nin eski şefi Hasan Aytemur |
Ben buna yürekten katılıyorum. Mutululuk Projesi kitabı geliyor aklıma hemen. http://happinessprojecttoolbox.com/ Herkesi bekleyen daha zor günler olabilir ve bu nedenle yaşadığımız günlerin kıymetini daha çok bilmek gerekiyor gibi geliyor bana.
Bronnie Ware'in blogundaki son lafa bayıldım :
"Life is a choice. It is YOUR life. Choose consciously, choose wisely, choose honestly. Choose happiness."
| Model Nünü'nün. Örtünün rengine bakar mısınız ? ;) |
Pırasalı Kiş (Quiche) (Bir blogta kişin yazılışına ilişkin sıkı bir azara rastladım. Korkudan orjinali de yazdım valla!)
Malzemeler:
1 Kg Pırasa
250 gr Jambon
Tart hamuru:
200 gr un
150 gr margarin veya tereyağ
1/2 kahve kaşığı tuz
1/2 su bardağı tuz
Unu koy, oda sıcaklığındaki margarin'i küçük parçalara ayır, una kat, tuzu ekle ve yoğur. Çok mıncıklama yağ elinin sıcalığıyla erdikçe erir ve hamur un ister. Bu da tartın pişince çok sert olmasına sebebiyet verebilir. Bu arad ayarım bardak suyu yedirmeyi unurma. Buzdolabında üstünü nemli peçete ile örterek 1 saat beklet.
Beşamel Sos: Kibrit kutusu kadar tereyağa fındık kadar sıvı yağı katarak erit ve yarım çay bardağı unu ekleyerek kavur. Sonra oda sıcaklığındaki 1-2 bardak sütü karıştırarak yedir. Topaklanmamasına dikkat et. Olursa da canın sağolsun! Muhallebi kıvamına gelip ortası baloncuk yaptıktan sonra ateşten indirip el blenderından geçirdin mi topak falan kalmaz. Teknoloji bugünler için var!
Pırasaları ince ince (oldukça ince) kes ve yine kibrit kutusu (rejim tarifi gibi oldu) kadar tereyağ ve yarım kahve fincanı sıvı yağda tamamen ölünceye kadar kavur. Ve bunu ılık beşamel sosun içerisine katarak karıştır. Hatta hafifçe ısıt.
Tart hamurunu yuvarlak (22 cm lik mesela) veya oval fırın kabının dibine özenle, eşit olarak yay kenarlarını biraz yukarı dogru uzat ki tart taşmasın ve bunu çatalla bir kaç kez del ( Nedeni için Mübüş'ün cebini vereyim zira ben bilmiyorum ama vardır bir hikmeti). Sonraher bir dilimini iki üç parçaya böldüğün jambonları tartın üstüne koy. En üstüne pırasalı beşameli boca et güzelce yay. Alttan ısınmış 200 derece fırında 50dk pişir. Üstüne rendelenmiş taze kaşar veya mümkünse Kars gravyeri ekle. Dereceyi yarıya indir 20-25 dk daha pişir. Bu ıspanaklı ve pazılı da yapılabiliyor. Jambon istemezeniz o da olur. Tamamen duruma ve ruh haline bağlı. Nasıl MUTLU olursanız ;) 40'ımda görüşmek üzere.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder