Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

19 Kasım 2011 Cumartesi

Bienal/ Bayram/ Şekerpare

Bir gün  Açık Radyo'da Şemsa'nın  ŞAHANE!! ( hakikaten bayılıyorum anlatışına) tariflerini dinleyerek araba kullanıyordum -ki konu Eraslan'la birden şekerparenin ne kadar güzel bir tatlı olduğu ve bu konuda kendine güvenen kişinin tarifini alıp programa çıkartmanın ne kadar hoş olabileceği fikrine geldi.  Aklıma derhal annemin şekarpareleri geldi.   Kabul günleri için veya bayramlarda  tepsi tepsi yapılan bu tatlının dayanamayıp üstündeki  fındıklarını yediğimden hep azar işitip dururdum. Bu şekerparenin dışarda yediklerimden farklı yumuşak olmamasıdır. Keserken hafif bir hışırtı gelir hatta kulağa.  Annemi  Açık Radyo'ya çıkartamadım ama tarifi  blogta vermek iyi bir fikir gibi geldi bana.Özellikle bayram vesilesiyle geçirdiğimiz şu günlerde...

Bu bayrama bayıldım ama.   Bu bayram müzeler açıktı. Hem İstanbul 12. Bienali'ni hem de İstanbul Modern'de Hayal (kadın!) ve Hakikat (erkek!) isimli  Türkiye'den Modern ve Çağdaş kadın sanatçılarımızın sergisini ziyaret ettim.  Hiç kıvırmıyacağım, gözlerim dola dola gezdim  sergiyi. Yetmiş dört tane, çoğu adını ilk defa duyduğum  birbirinden harika eserler yaratmış cesur, yaratıcı Türk Kadını. Serde feminislik var tabii! Gurur duydum hepsinin  kısa özgeçmişlerini okurken. İdil'le  beraberce gezmeye çalıştık ama bir saatin sonunda İdil pes etmedi değil. Bu arada 22 Ocak'a kadar açık  galiba sergi.

Bienal'e de ablamdan aldığım bir tiyo üzerine rehberle yapılan ziyaretlere katıldık. Ne kadar farklı oluyor herşey... Elindeki kitaptan ve broşürden okumaktan çok daha eğlenceli ve interaktif.. Garip garip sorular  soran tipler.. Herşeye dokunmak için fırsat kollayan ilkokul birinci sınıf formatındaki yaşını başını almışlar... Yani grup olarak gezmenin de eğlencesi bir başka.  Zannediyorum hemen hemen herkesin en çok şiddet içeren bölümü ilgi çekiyordur.  I. Dünya avaşından kalma mermi kovanlarıyla yapılan eser beni çok düşündürdü, özellikle kovanların üstündeki adete eve konulacak vazo edasındaki desenleri görünce çenemi yerden toplayacaktım. Bütün bu süs, püs,  özen adam öldürmek için. "Artistik savaş",  "Görseli gelişmiş katil" gibi garip tanımlamalar gelmedi değil aklıma.


Kurşun askerlerden  9 Ortadoğu ülkesinin ordularını oranlarını temisilen yapılan eser.
Tek sıra halinde olan Filistin!
İşte enfes şekerpare. Tarif anneden olunca haliylen "Annece" oluyor:

250 gr adlı adabınca Sanayağ ( Valla annem bu işin  sırrının yağ olduğunu söylüyor. Bilmiyorum Unilever bu durumdan etkilenir mi ama resmen başka margarinle yapılmış olanını da yedim ve doğruyu söylediğini anladım)
1,5 çorba kaşığı yoğurt
1 fındık tanesi kadar ( Bakar mısınız ölçüye ? :) karbonat
Aldığı kadar un ( Hadi bakalım çık işin içinden çıkabilirsen!  Tabii ki, kulak memesi kıvamına gelecek)
Yarım kase fındık

Sana yağını erit.  Biraz soğut içine yoğurdu koy karıştır sonra unu, karbonatı  ekle karıştır. Yağsız tepsiye top  yaparak üstüne birer fındık koy.  Pembeleşinceye kadar fırında pişir.

Şerbeti: 2 su bardağı  şeker 3 bardak suyu kaynat. Sıcakken ama hemen atesten inmiş haliylen pişmiş şekerparelerin üstüne dök. Ve mümkünse bir gece beklet.  Ve sonra beni an!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder