Galiba hayatımda sadece iki yer bana sanki başka birileri ya da bir şeyler gelip parmağını değdirmiş hissi verdi bugüne kadar: Mısır ve Kapadokya. Yaklaşık onbeş sene sonra gelmenin tekrar nasip olduğu bu büyülü topraklar sanki ilk defa görmüşüm gibi beni etkilemeyi becerebildi gene. Onbeş sene sonra ilgimi çeken en önemli husus bölgenin harap olmuş evlerinin tamir olunması, özellikle otelcilik yapılması icin bunların restore edilmiş olması oldu. Bu durum burayı oldukça bakımlı ve turistlerin vazgeçemeceği bir hale getirmiş. Zaten tarihi ve bölgesel özellikleri son derece çekici olan yere ilişkin yapılan bu çalışmalar bende olumlu bir izlenim bıraktı. Belki bir tek Avanos için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
| Baran Tesisleri Kula you |
Yaklaşık on saatlik bir araba yolculuğu yaptık. Bunun en güzel yanı Kula yakınındaki Turkiye'nin en iyi 10 yol lokantası arasına giren Baran Tesislerinin etli ekmeklerini tatmak ve tuz gölü kıyısında yürüyüş oldu. Ve sonra Uç Hisar'daki butik otelimiz Taş Konaklara yerleştik. İki odalı ve labirent gibi bir banayosu olan bu taş otel son derece keyifli bir yer. Bir yamacın üstüne kurulmuş olması nedeniyle bahçesinin ve bazı odalarının da manzarası muhteşem. Gelir gelmez bizi fırtanalı bir Uç Hisar karşıladı. Rüzgarın çılgın gibi estiği tepeye doğru tırmandıktan sonra akşam son bir gayretle yemek yemek için kendimizi Göreme'ye attık. Tavsiye üzerine gittiğimiz Orient restorant'ın ambiansı çok hoştu. Yarı kış bahçesi havasında olan lokantanın, kenarda yanan yöreye özgü taşlardan yapılmış şöminesine yörenin Kocabağ , Misli şarabı da ekleyince bizim keyfimize diyecek yoktu. Buraya gelirken yollarda bol bol koyun ve kuzuları yemyeşil meralarda gördükçe pirzola ve yemeye kafama koymuş olan (cani!!) ben bunu Orient'te derhal tatbik girişiminde bulundum .. Ve gerçekten koyun değil bu bahar kuzu yemenin tadına vardım... Nilhan'cım sana selam olsun demek istiyorum.. Zira tam senlikti arkadaşım.
| Uç Hişar Taş Konaklar Oteli |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder